Türk Eğitim Derneği’nin düşünce kuruluşu TEDMEM, yapay zekanın eğitimdeki ve toplumdaki dönüştürücü etkilerini incelediği ‘Eğitimde Yapay Zeka: Küresel Eğilimler ve Türkiye için Politika Önerileri’ başlıklı raporunu yayımladı. Raporda, ABD, Çin, Güney Kore, Almanya ve BAE gibi ülkelerin uygulamaları ile Türkiye’deki mevcut durum karşılaştırıldı. Gençlerin yapay zeka ile kurduğu duygusal bağdan algoritmik karar mekanizmalarına, dijital eşitsizlik riskinden akademik insan kaynağı açığına kadar geniş bir yelpazede eğitim sistemine dair somut politika önerileri sunuluyor.
Raporda, “Türkiye’de gençler yapay zekayı sadece ödev yapmak veya sunum hazırlamak gibi akademik amaçlar için değil; dertleşmek, kaygı ve üzüntülerini paylaşmak için de kullanıyor. Gençlerin karşı karşıya olduğu bilişsel ve duygusal risklere dikkat çekilen raporda kritik uyarılar yer alıyor. Türkiye’de yapay zeka kullanan her 10 kişiden 4’ü 25 yaşın altında. Bu durumun beraberinde getirdiği iki büyük risk şunlardır. Bunlardan birincisi olan bilişsel devir; düşünme, analiz etme ve üretme süreçlerinin sistematik biçimde yapay zekaya devredilmesini ifade eder. Bu durum, çabayla gelişen öğrenme kapasitesinin kendisini zayıflatma riski taşımaktadır. İkinci büyük tehlikeyi ise duygu ve inanç devri oluşturmaktadır. Gençlerin duygusal ihtiyaçlarını yapay zeka ile karşılamaya yönelmesi, az sayıda teknoloji şirketinin milyonlarca gencin düşünme biçimi ve duygusal eğilimleri üzerinde orantısız bir etki gücü edinmesi anlamına gelmektedir” denildi.