Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki diplomatik ilişkiler, siber casusluk korkusu nedeniyle zayıfladı. New York Post’un haberine göre, Çinli ev sahiplerinin ABD heyetine sunduğu tüm hediyeler imha edildi. Anı objeleri ve yaka iğneleri, “dinlenme” riski nedeniyle uçağa binmeden önce çöpe atıldı.
İstihbarat servislerinin uyarıları doğrultusunda alınan bu olağanüstü önlem, Pekin ve Washington arasındaki derin güvensizliği bir kez daha gözler önüne serdi.
Gerilim sadece hediyelerle sınırlı kalmadı. Ziyaret süresince dijital iletişim neredeyse tamamen kesildi. Siber sızma riskine karşı heyet üyeleri arasındaki bilgi akışı yalnızca basılı belgelerle sağlandı.
Şarj cihazlarından bile “siber sızma” bekleyen Beyaz Saray ekibi, Pekin’de dijital bir karantina ortamında çalıştı. Trump’ın çantasındaki en kritik dosya ise Tayvan konusuydu. “Müdahale edecek misiniz?” sorusuna “Bu cevabı benden başkası bilmeyecek” diyerek stratejik bir belirsizlik yaratan Trump, Fox News’e daha net açıklamalarda bulundu.
Tayvan’ın Çin’e çok yakın, ABD’ye ise oldukça uzak olduğunu hatırlatan Trump, “9 bin 500 mil uzakta bir savaş istemiyoruz” diyerek bölgedeki askeri çatışma ihtimaline soğuk duş etkisi yaptı.


