Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Böylesine kritik bir dönemde Avrupalı müttefikler daha fazla sorumluluk üstlenmelidir. Ancak bu yalnızca daha yüksek bütçe rakamları açıklamakla gerçekleştirilemez. Savunma harcamaları; hazır birliklere, eğitimli personele, mühimmata, dayanıklı lojistik sistemlere, bütünleşik komuta yapılarına ve muharebe edebilir kuvvetlere dönüşmelidir” dedi.
Güler, Ankara Palas’ta İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı ve SETA Vakfı iş birliğinde düzenlenen ‘Müttefikler Ankara’da’ programına katıldı. NATO’nun kuruluşundan bu yana askeri ittifaktan daha fazlası olduğunu vurgulayan Güler, “Kolektif savunmanın, siyasi dayanışmanın ve transatlantik bağın kurumsal ifadesini teşkil etmiştir. Tarih boyunca ittifaklar ya kısa ömürlü olmuş ya da değişen koşullara uyum sağlayamamaları nedeniyle işlevsiz hale gelmiştir. NATO ise temel amacını gözden kaçırmadan kendisini yenileyebildiği için varlığını sürdürmüştür” ifadelerini kullandı.
Güler, NATO’nun evrimini üç aşamada ele aldığını belirterek, “Birinci aşama, ‘NATO 1.0’ olarak adlandırılan, İkinci Dünya Savaşı’nı müteakip, Soğuk Savaş dönemini kapsayan ve gerçekçi tehdit değerlendirilmesinin yapılarak ittifakın misyonunu sürdürdüğü dönemdir. Bu kapsamda, hazır kuvvetler, muharebe hizmet desteği kapasitesi ve güvenilir yük paylaşımı ile birlikte çalışabilirliği inşa ederek ortak güvenliği sağlamıştır. Bu dönemde ittifakın temel önceliği, kolektif savunma çerçevesinde güçlü ve caydırıcı bir askeri yapı tesis etmek olmuştur” dedi.
Soğuk Savaş sonrasında küresel sistemde yaşanan köklü değişim ile birlikte birçok Avrupalı müttefikin…


