Netanyahu’nun benimsediği siyasal yöntem oldukça eski bir yaklaşımdır. Bu yöntem, liderin kaderini ulusun kaderiyle özdeşleştirmeye, dış düşmanı iç rekabetin hakemi haline getirmeye ve seçim yenilgisini ulusal yenilgi olarak sunmaya dayanıyor.
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğçe Ersoy Ceylan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yaklaşan İsrail seçimleri öncesi farklı uluslararası siyasi figürleri düşmanlaştırma siyasetini AA Analiz için kaleme aldı.
İsrail, 27 Ekim’de seçime gidecek. Bu seçimler, 1988’den bu yana ilk kez dört yıllık görev süresini tamamlayan bir Knesset döneminin ardından gerçekleştirilecek. Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı, ultra-Ortodoks ve dini siyonist partilerden oluşan koalisyonun bu süre zarfında ayakta kalmasında, hükümetin kamuoyunu memnun eden politikalarından çok, 7 Ekim’in ardından Gazze’de başlayan ve bölgeye yayılan savaş ortamının etkili olduğu belirtiliyor.
Seçimlerin tarihi resmileştikten sonra Netanyahu, hız kesmeden seçim kampanyasına başladı. Bu kampanyanın ana hatlarından birinin 7 Ekim’in sorumluluğunu üzerinden atmak olacağı herkesin malumuydu. Netanyahu’nun İsrail kamuoyunu ikna etmede zorluk yaşayacağı da bir o kadar aşikardı. Bu sebeple, kampanyasının ikinci hattını yapay zekayla üretilen videolar üzerinden kurduğu yeni düşman siyasetine dayandırıyor. Geçtiğimiz günlerde Netanyahu’nun resmi X hesabından paylaştığı içerikler de bu stratejiyi destekliyor.


