Orta yaş dönemine giren bireylerde kalp hastalıklarının artışı gözlemleniyor. Bu durumun yaşla mı ilgili olduğu yoksa bireylerin yanlış alışkanlıklar mı edindiği merak ediliyor. Uzmanlar, bu sorunun yanıtının ikinci seçenek olduğunu belirtiyor.
İnsanlar, orta yaşa ulaştıklarında genellikle 20’li yaşlarındaki olgunluktan daha fazla bir bakış açısına sahip oluyor. Hayatlarının gidişatı hakkında daha net bir görüşe sahipken, başkalarının düşüncelerine karşı daha az kaygı duyuyorlar. Ancak bu dönem, birçok değişikliği de beraberinde getiriyor. Orta yaş krizi, menopoz gibi hormonal değişiklikler ve yavaşlayan metabolizma, özellikle karın bölgesinde kilo alımını kolaylaştırarak bireylerin vücutlarının kendilerine karşı çalıştığını hissetmelerine yol açabiliyor.
Bu değişimlerin yanı sıra, 40 ila 65 yaş arası orta yaş döneminin ciddi bir sorunu da kalp hastalığı riskinin artması. Doğal yaşlanma ve yaşam tarzı faktörleri, kan damarlarının esnekliğini kaybetmesine neden oluyor; bu da kan basıncı ve kolesterol seviyelerinin yükselmesine yol açıyor. Her iki durum da kalp hastalığını tetikleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Oliver Guttmann’a göre, sağlıklı görünen ‘yağsız’ gıdaları tercih etmekten uyku düzenine kadar birçok günlük alışkanlık, kalp hastalığı riskini artırıyor. Dr. Guttmann, Daily Mail’e yaptığı açıklamada, “40’lı ve 50’li yaşlarındaki çoğu insanın kalp hastalığı hakkında hiç düşünmediğini sanıyorum. İş, çocuklar ve bazen de yaşlanan ebeveynler arasında mekik dokumakla o kadar meşguller ki, gerçekten bir şey olana kadar kalp sağlığı gündemlerinde bile yer almıyor” ifadelerini kullandı.

