Ankara’da triatlon sporcusu Berkan Kobal’a otomobiliyle çarparak ölümüne neden olan A.İ.C., ‘Taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 9 yıla kadar hapis istemiyle tutuksuz yargılandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ailenin avukatı Deniz Altaylı, kararı istinafa taşıyacaklarını belirtti.
Berkan Kobal, geçen yıl 27 Ağustos’ta Malazgirt Bulvarı’nda sağ şeritte bisikletiyle antrenman yaparken, A.İ.C. yönetimindeki otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Gözaltına alınan sürücü, ifadesinde su birikintisi ve çukur nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve kazanın kontrolü dışında meydana geldiğini ileri sürdü. A.İ.C., adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, A.İ.C. hakkında ‘Taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 9 yıla kadar hapis talebiyle dava açtı. İddianamede, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporuna yer verildi. Raporda, otomobil sürücüsü A.İ.C.’nin 82 kilometre olan hız sınırına uymayıp 119 kilometre hızla viraja girerek kontrolünü kaybettiği ve Berkan Kobal’ın bisikletine çarptığı belirtildi. Olay yerinde kazaya neden olabilecek herhangi bir bozukluk veya su birikintisi bulunmadığı, şüphelinin trafik levhalarına dikkat etmediği, bu nedenle kazada ‘asli kusurlu’ olduğu tespit edildi. İddianamede A.İ.C.’nin ‘su birikintisi’ iddiasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, hız sınırını aştığı ve uyarı levhalarına uymadığı vurgulandı. Bilirkişi raporu ve kamera kayıtları doğrultusunda, şüphelinin istemediği sonucu öngördüğü halde kendi sürücülük güvenine dayanarak eylemine devam ettiği, bu nedenle olayda ‘bilinçli taksir’ hükümlerinin uygulanması gerektiği ifade edildi.
Ankara 62’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 2’nci duruşmasına tutuksuz sanık A.İ.C., hayatını kaybeden Kobal’ın ailesi ve yakınları ile taraf avukatları katıldı. A.İ.C., bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediğini söyleyerek beraat talebinde bulundu. Kobal’ın ağabeyi Mesut Kobal, eşi Ceyda Kobal ve oğlu Ali Kaan Kobal da şikayetlerinin devam ettiğini belirterek, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Beyanların ardından Cumhuriyet savcısı, sanığın ‘Bilinçli taksirle ölüme sebep olma’ suçundan cezalandırılmasını istedi.
Hakim, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapması için sanığa söz verdi. A.İ.C., savcının mütalaasını kabul etmediğini belirterek, “Yolda ıslaklık vardı, ben suya girerek hakimiyeti kaybettim. Ayrıca kaza esnasında elimde telefonum yoktu. Beraatımı talep ediyorum” dedi.
Kararını açıklayan hakim, bilinçli taksire yer olmadığını belirterek, sanığın ‘Taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 4 yıl 2 ay hapisle cezalandırılmasına ve ehliyetinin 1 yıl süreyle alınmasına hükmetti.
Duruşma sonrası aile avukatı Deniz Altaylı, “Biz sanığın bilinçli taksir yönünden cezalandırılmasını beklerken mahkeme taksirden hüküm kurdu. Bu şu anlama geliyor; sanığın alması gereken ceza verilmedi. Bu karar bizim için mücadelenin sonu değil, başlangıcıdır. İstinaf başvurusunda bulunacağız. Verilen cezanın artırılması ve sanığın cezaevinde geçireceği sürenin mümkün olan en yüksek seviyeye çıkarılması için tüm hukuki yolları kullanacağız. Bunun, bisiklet sürücüleri ve trafikteki araç dışı diğer kişiler açısından emsal teşkil etmesini bekliyoruz” dedi.


