Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, İsrail’in Sumud Filosu’na yönelik Girit Adası açıklarında gerçekleştirdiği müdahaleye ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakanlık, “Yunanistan’ın kendi arama-kurtarma sorumluluk sahasında meydana gelen bir olaya karşı pasif bir tutum sergilemesi uluslararası yükümlülüklerini göz ardı ettiğini göstermektedir” ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 tarihinde yapılan açıklamaya göre, İsrail donanmasının, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı hedefleyen Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda müdahale etmesi, uluslararası hukuk ve deniz yetki alanları açısından tartışmalara yol açtı. Girit’in yaklaşık 80 deniz mili batısında ve Yunanistan’ın arama-kurtarma sorumluluk sahası içinde bulunan filoya yönelik müdahalede iletişim sistemlerinin engellendiği, insansız hava araçlarıyla tacizde bulunulduğu ve bazı gemilere fiili çıkma yapıldığı belirlendi.
Kaynaklar, olayın insani yardım taşıyan sivil unsurlara yönelik gerçekleşmesi nedeniyle başta Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal ettiğine dikkat çekti. Ayrıca, serbest seyrüsefer hakkı, yaşam hakkı ve sivil mülkiyetin korunmasına ilişkin normların bu tür müdahalelerle zedelendiği vurgulandı.
Kaynaklar, “Söz konusu müdahalenin ardından, İsrail unsurlarının alıkoyduğu mürettebatı taşıyan geminin bir Yunan limanına yönlendirilmesi ve bu sürecin Yunan makamlarınca engellenmemesi, Atina yönetiminin tutumuna yönelik eleştirileri artırdı” değerlendirmesinde bulundu. Başbakan Miçotakis ve Savunma Bakanı Dendias’ın politikalarının, Yunanistan’ın deniz yetki alanları ve egemenliği üzerindeki etkilerine dair endişeler dile getirildi.


