Göbeklitepe’nin ardından dikkatler Karahantepe ve Sayburç’a çevrildi. Sayburç’ta 2 bin 700 metrekarelik alanda yaklaşık 70 yapı gün yüzüne çıkarıldı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, makamında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, Genel Müdür Yardımcısı Bülent Gönültaş ve Taş Tepeler Projesi Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karul’u kabul etti. Prof. Dr. Karul, toplantıda Karahantepe ve Sayburç’taki yürütülen çalışmalar, elde edilen yeni bulgular ve gelecek dönem hedeflerine dair bir sunum gerçekleştirdi. Geleceğe Miras ve Taş Tepeler projeleri çerçevesinde devam eden bilimsel çalışmalar ve Sayburç için hazırlanan müze planları kapsamlı bir şekilde ele alındı. Toplantının ardından sosyal medya üzerinden bir açıklama yapan Ersoy, insanlık tarihinin en büyük dönüşümlerinin yaşandığı Şanlıurfa’da yeni bir döneme hazırlandıklarını ifade etti.
Ersoy, “Taş Tepeler Projesi Koordinatörümüz Prof. Dr. Necmi Karul ile Karahantepe ve Sayburç’taki çalışmalarımızı, yeni bulguları ve gelecek dönem hedeflerimizi değerlendirdik. Buzul Çağı’nın ardından ilk yerleşik yaşamın ve ‘mega köylerin’ ortaya çıktığı bu eşsiz coğrafyada; mitlerin kökenine ışık tutan Karahantepe, merdiven, pencere ve mimarlık tarihi açısından devrim niteliğindeki ‘köşenin’ keşfi gibi mimari unsurların bilinen en erken örneklerini barındırıyor. Sayburç ise yerleşik yaşamın ve mimarinin dönüşümünü gözler önüne seriyor. Sayburç’ta 2 bin 700 metrekarelik alanda açığa çıkardığımız yaklaşık 70 yapının ardından yerleşimi açık hava müzesine, geleneksel köy yapılarını ise öncü bir köy müzesine dönüştürmeyi planlıyoruz. Geleceğe Miras ve Taş Tepeler projelerimizle bu benzersiz mirası koruyarak geleceğe taşımayı sürdüreceğiz” dedi.
M.Ö. 9’uncu bin yılın ortalarına tarihlenen Sayburç, Neolitik Çağ’ın ardından Roma Dönemi’ne ve modern köy yaşantısına sahne olan çok katmanlı yapısıyla “yaşayan bir höyük” niteliği taşıyor.


