İzmir’in Foça ilçesinde yaşayan 16 yaşındaki Karsu Oktay, iki yıldır beklediği karaciğer nakli müjdesini babasının memleketi Kars’ta aldı. Hava muhalefeti ve mesafeye rağmen 8 saatte İzmir’e ambulans uçakla ulaştırılan Oktay, operasyonun ardından sağlığına kavuştu. “Şimdi çok iyiyim” dedi.
Foça Cemil Midilli Meslek Lisesi 10. sınıf öğrencisi Karsu Oktay’ın hayatı, 2 yıl önce karaciğerinde saptanan 10 santimetrelik kitleyle değişti. Nakil sırasına giren Oktay, umudunun azaldığı bir dönemde 2009 yılında kaybettiği babasının memleketi Kars’a gitti. O sırada Kayseri’de olan annesinden gelen gece yarısı telefonu, Karsu için zamana karşı yarışın başlangıcını oluşturdu.
Uygun organ bulunduğunu öğrenen Oktay, İzmir’e gitmek üzere yola çıktı. Ancak hava muhalefeti nedeniyle Kars’tan uçamadığı için Erzurum’a ulaştırıldı. Özel ambulans uçakla İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na, oradan da hazır bekleyen ambulansla Acıbadem Kent Hastanesi’ne getirilen Oktay, Prof. Dr. Murat Kılıç ve ekibi tarafından ameliyata alındı. 9 Nisan’da gerçekleşen ve 8 saat süren nakille Oktay, hem kanserden hem de karaciğer yetmezliğinden kurtuldu.
Karsu Oktay, iki yıl önce nezle şikayetiyle Foça Devlet Hastanesi’ne gittiğini ve tahlillerde karaciğer fonksiyonlarının çok yüksek çıktığını belirtti. “İlaç kullandım ama tekrar yüksek çıkınca ultrasonla bakmak istediler. Kitle tespit edildi ve İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk ettiler. Daha sonra 2 kez biyopsi oldum, ardından ameliyat kararı çıktı ve 2024 yılında organ sırasına girdim. 2 yıldır bekliyordum ve bu süre içinde çok sıkıldım, bazen umutsuzluğa kapılıyordum. Hiçbir yere çıkamamak veya tatile gidememek canımı çok sıkıyordu” dedi.
Kars’a gidip babaannesini görmek istediğini ifade eden Oktay, “Ramazan Bayramı’nı orada geçirdim. Bir akşam annemden telefon geldi, organ bulunduğunu söyledi. Sevinçten elim ayağım titredi. ‘Yetişebilir miyim?’ korkusuyla yola çıktım ama yetiştim” şeklinde konuştu. Ameliyata girerken korkmadığını ve doktorlarına güvendiğini anlatan Oktay, “Gözümü açtığımda yoğun bakımdaydım. İlk anlarda elimi oynatamıyor, gözümü tam açamıyordum. Bir gece yoğun bakımda geçti, doktorlarım vizite gelince beni gayet iyi gördüler. Şimdi çok iyiyim. Bundan sonra bütün hedeflerime odaklanacağım ve hepsini gerçekleştirmeye çalışacağım. Yenilenebilir enerji bölümünde okuyorum; okulu bitirip mühendis olmayı planlıyorum” dedi.
Kızının sağlığına kavuşmasıyla mutluluk yaşayan anne Şafak Tayfun, “İzmir Şehir Hastanesi’nde 2 yıl tedavi gördük, sonra bizi Murat Hoca’ya yönlendirdiler. Organ haberini aldığımda saat 21.00 civarıydı. Çok heyecanlandım, ne yapacağımı bilemedim ama çok şükür kızım yetişti. Bu organ bağışını yapanlara çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun, kızıma can ve umut oldular” ifadelerini kullandı.
Karsu Oktay’ın İzmir’e yetiştirilmesinde çaba sarf eden üvey babası Garip Tayfun, sürecin zorluğuna dikkat çekerek, “Kızımıza teşhis konduktan sonra zorlu bir süreç başladı ama hiç pes etmedik, hep koşturduk. Eşimin ve bizlerin karaciğeri uymadığı için kadavra sırasına girdik. Çok değerli insanların organ bağışı sayesinde kızımız hayata tutundu” dedi.
Operasyonu gerçekleştiren ekibin başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç, Karsu’da ‘Abernethy Sendromu’ olduğunu ve karaciğere gitmesi gereken damarın gitmediğini belirtti. “Bu durum kronik karaciğer hastalığına ve karaciğer kanserine yol açmıştı. Maalesef 2 ayrı odakta kanser gelişmesi mevcuttu. Bu durumda yapılacak en etkin tedavi karaciğer nakliydi” dedi.
Prof. Dr. Kılıç, organ naklinin zamana karşı bir yarış olduğunu vurgulayarak, “Organ çıktığında saat 02.00 civarıydı ve verici de Karsu gibi genç, 17 yaşındaydı. Tek aksilik Karsu’nun o an Kars’ta olmasıydı. Organın çıkarılması sabahı buldu, ambulans uçak da saat 08.00’de hastanemizde oldu. Karsu’da bu süre 8-9 saat oldu, yani nakil zamanında gerçekleşti. Değerleri gayet iyi, yakında taburcu edeceğiz” şeklinde konuştu.


