Erzurum yaylalarında kırkılan kuzuların ince ve değerli yünleri, alıcı bulamadığı için ya ihtiyaç sahiplerine veriliyor ya da imha ediliyor. Yünlerin artık eski değeri kalmadı.
Erzurum’un Aziziye ilçesine bağlı kırsal Söğütlü Mahallesi yaylalarında yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte kuzuların ilk kırkımı başladı. Hayvancılıkta “kuzu” veya “toklu” kırkımı olarak bilinen uygulamada elde edilen, bir zamanlar yastık ve yorgan yapımında tercih edilen ince kuzu yünleri günümüzde eski değerini kaybetti.
Kuzuların 3 ila 6 aylık yaşa ulaşmasının ardından yapılan ilk kırkım, hayvanların sıcak havalardan korunması ve dış parazitlere karşı daha sağlıklı olmaları amacıyla gerçekleştiriliyor. Hayvanların üşütüp hastalanmaması için yağmursuz ve sıcak günler tercih edilirken, kırkım öncesinde nefes darlığı yaşamamaları adına kuzular o gün aç bırakılıyor.
İlk kez elde edilen kuzu yünü; ergin koyun yününe göre çok daha ince, yumuşak, esnek ve temiz olması nedeniyle geçmişte tekstil sektöründe ve ev eşyalarının yapımında önemli bir yere sahipti. Ancak günümüzde sentetik dolgu malzemelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte kuzu yününe olan ilgi her geçen yıl azalıyor.
Yaylalarda sürdürülen kırkım mesaisinde, asırlık gelenek olan “kırklık” adı verilen el makasları ile modern elektrikli kırkım makineleri birlikte kullanılıyor. Kuzuların derisinin oldukça ince ve hassas olması nedeniyle yetiştiriciler, hayvanların zarar görmemesi için büyük bir dikkatle çalışıyor. İlk kez kırkılan kuzular ise yakalanırken, yatırılırken ve makine sesinden dolayı zaman zaman korku ve heyecan yaşıyor.
Erzurum Şehir Hastanesinde laborant olarak görev yapan ve aynı zamanda hayvancılıkla uğraşan Muhammet Lâçin, “Bu tarihlerde kuzularımız artık büyüdü. 5-6 aylık oldular ve kırkım vakitleri geldi. Sıcaklardan korunmaları ve dış parazitlere karşı hayvanlarımızı bu dönemlerde kırpıyoruz. Kimimiz geleneksel…” şeklinde ifade etti.


