Caz müziği dünyasında bazı sanatçılar yalnızca yetenekli icracılar değil, aynı zamanda enstrümanlarına yeni bir soluk getiren isimlerdir. Efsanevi trompetçi Arturo Sandoval da bu isimlerden biridir. Afro-Küba müziğini caz ile birleştiren Kübalı sanatçı, trompetle ulaştığı olağanüstü tiz sesler ve güçlü tekniği ile dünya genelinde tanınmaktadır. Modern cazın öncülerinden Amerikalı trompetçi ve besteci Dizzy Gillespie’nin öğrencisi olan Sandoval, 10 Grammy ödülüne sahiptir ve Frank Sinatra, Stevie Wonder, Celia Cruz ve Alicia Keys gibi önemli isimlerle çalışmıştır.
76 yaşındaki Sandoval, konserler vermeye, beste yapmaya ve trompet çalmaya devam ediyor. 36. Akbank Caz Festivali kapsamında 8 Ekim’de Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde sahne alacak. Sanatçı ile müzik kariyerini, Dizzy Gillespie’nin hayatındaki yerini, Küba’dan ayrılışını ve özgürlükle kurduğu bağı konuştuk.
Sandoval, trompeti “acımasız bir enstrüman” olarak tanımlıyor ve “Her gün çalışmazsanız bedelini ödetir” diyor. Hâlâ her gün çalışıp çalışmadığı sorusuna ise kesinlikle çalıştığını belirtiyor. Trompetin yaşa ya da kazanılan ödüllere aldırış etmediğini vurgulayan sanatçı, “Trompetin merhameti yoktur. Çalışmazsanız bedelini ödersiniz. Dudaklarınız, nefesiniz, kaslarınız, koordinasyonunuz, hepsinin birlikte çalışması gerekir” ifadelerini kullanıyor. Sandoval, trompeti bir hafta kutusunda bıraktığında, enstrümanın ona “Nerelerdeydin sen” diyeceğini söylüyor ve mümkün olan her gün çalıştığını ekliyor. “Bunca yıldır hâlâ trompet öğrencisiyim” diyor.
Sanatçı, Charlie Parker ve Dizzy Gillespie’yi ilk kez dinlemenin müziğe bakışını tamamen değiştirdiğini ifade ediyor. Bugün 20 yaşında olsaydı, hangi müziğin kendisinde aynı etkiyi yaratabileceğini düşünüyor.


