Olay günü arayan kişinin kendisi olup olmadığını hatırlamadığını belirten doktor, “Başkası o ihbarı benim telefonumdan yapmış olabilir. Bir hafta önce muayene ettiğim hastayı bile hatırlamıyorum. Aile doktoru nasıl olunur ben onu bilmiyorum. O dönemde ağzındaki sıvıyı kan gibi algıladım, farklı olabilir, hatırlamıyorum. 10 yıl öncesini hatırlamam mümkün değil, hatırlamıyorum. Hatırlama konusunda problemliyim” dedi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu, Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’daki vefatına ilişkin iddialar üzerine bir soruşturma başlattı. Bu soruşturma kapsamında “yalan tanıklık” suçundan gözaltına alınan Demirkol, emniyetteki işlemlerinin ardından Bakırköy Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık, ifadesi tamamlanan şüpheli Demirkol için tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine başvurdu. Hakimlik, şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.
Savcılığın hakimliğe gönderdiği sevk yazısında, Demirkol’un 26 Ağustos’ta yemin ettirilerek alınan tanık beyanında, ihbarın saat kaçta ve kim tarafından yapıldığını bilmediğini, maktulün doktoru olmadığını ve ölümü şüpheli olarak değerlendirmediğini söylediği kaydedildi. Beykoz Riva Polis Merkezi Amirliği’nin 155 Acil Çağrı ihbarı çözüm tutanağına göre ise ihbarı Demirkol’un yaptığı, ihbar sırasında kendisini ailenin hekimi olarak tanıttığı ve ölümün şüpheli olduğunu belirttiği tespit edildi.
Yazıda, dosya kapsamında alınan HTS raporları ile dinlenen diğer tanıkların beyanlarının, olay yerinde bulunan kişiler ile üçüncü şahısların ifadeleriyle çeliştiği ifade edildi.


