ABD’de 3 Kasım’da gerçekleştirilecek Kongre ara seçimleri, ekonomik sorunların tartışıldığı bir ortamda yapılacak. Yüksek enflasyon, enerji fiyatları, konut maliyetleri ve istihdam artışındaki ivme kaybı, seçmenlerin gündeminde önemli bir yer tutuyor.
Kamuoyu yoklamaları, artan yaşam maliyetlerinin Amerikalı seçmenler için öncelikli bir konu olduğunu ortaya koyuyor. Pew Research Center’ın 8 Ekim’de yayımladığı araştırmaya göre, kayıtlı seçmenlerin yüzde 84’ü ekonomiyi ara seçimlerdeki oy tercihleri açısından “çok önemli” olarak değerlendiriyor. Hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat adayları destekleyen seçmenler arasında ekonomi, en önemli mesele olarak öne çıkıyor; Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 82’si ve Demokratların yüzde 88’i bu görüşte.
Seçimlere kısa bir süre kala açıklanan makroekonomik veriler, akaryakıt maliyetlerindeki artışın enflasyonu hızlandırdığını, konut kredisi faizlerinin yüksek seyrettiğini ve tüketici güveninin zayıfladığını gösteriyor. Ayrıca, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırıları, Orta Doğu’daki gerilimi artırarak petrol fiyatlarını yukarı çekiyor.
Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, 29 Ekim itibarıyla ABD genelinde benzinin ortalama galon fiyatı 4,23 dolar seviyesine ulaşmış durumda. Bu durum, seçmenlerin ekonomik kaygılarını daha da derinleştiriyor.