İstanbul’da Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi’nden Klinik Psikolog Elif Pehlivan, sınav sürecinde yaşanan stresin belirli bir seviyeye kadar doğal olduğunu ifade etti. Ancak kaygının kontrolden çıkması durumunda öğrencilerin dikkatlerinin dersten uzaklaşarak başarılarını olumsuz etkileyebileceğini söyledi. 18.06.2026 tarihinde yapılan açıklamada, yaklaşan üniversite sınavının öğrenciler kadar ailelerde de heyecan yarattığı belirtildi.
Pehlivan, sınav kaygısının bu dönemde en sık karşılaşılan sorunlardan biri olduğunu vurguladı. “Belirli düzeyde kaygı normaldir. Ancak kaygı yükseldikçe öğrenciler, ders çalışmak yerine ‘Ya başarısız olursam?’, ‘Ya sınavı kazanamazsam?’ veya ‘Ya ailemi hayal kırıklığına uğratırsam?’ gibi düşüncelere odaklanabiliyor” dedi.
Sınav kaygısının en önemli nedenlerinden birinin sonuca aşırı odaklanmak olduğunu ifade eden Pehlivan, “Sonuç tamamen kontrol edilemeyen ve belirsizlikler içeren bir alan. Belirsizlikleri kontrol etmeye çalışmak ise kaygıyı besleyen bir durum. Bu nedenle öğrencilerin dikkatlerini sonuca değil, sürece yönlendirmeleri gerekiyor. ‘Ya başarısız olursam?’ yerine ‘Şu an yapabileceğim en doğru şey ne?’ sorusuna odaklanmaları daha sağlıklı olacaktır” şeklinde konuştu.
Öğrencilerin kaygıyı tamamen yok etmeye çalışmaması gerektiğini de belirten Pehlivan, “Hiç kaygı yaşamamalıyım düşüncesi gerçekçi değildir. Önemli olan kaygıya rağmen hareket edebilmektir. ‘Kaygılıyım ama yine de elimden geleni yapabilirim’ düşüncesi, öğrencinin odağını kaygısından alıp yapabileceklerine yönlendirir” ifadelerini kullandı.
Sınav döneminde ailelerin yaklaşımının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Pehlivan, “Ailelerin sınava yüklediği anlam ve bunu çocuklarına yansıtma biçimleri kaygı düzeyini doğrudan etkiliyor. Sürekli başarı baskısı o…” şeklinde sözlerine devam etti.


