Ortadoğu’da “barış” kelimesini bir türlü duyamıyoruz. Siyasilerin çelişkili açıklamaları, durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Hürmüz Boğazı’nda sıkışan gemiler, dünya petrol ihtiyacının yüzde 25’ine erişimi kısıtlamış durumda. Petrol fiyatları 100 dolar seviyesine yükseldi. Taşımacılık maliyetleri artarken, gıda, gübre ve kimyasal ürünlerde sıkıntılar baş gösterdi. Tüm emtialar, domino taşı gibi tehdit altında.
Peki, bu bitmeyen savaşın galibi kim? İran mı, ABD mi, yoksa İsrail mi? Şu an için bu savaşın tek galibi Rusya. Neden mi?
Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası, Mart 2022’de ABD’nin başlattığı Rus petrolüne ambargo, 2023’te Avrupa ülkeleri tarafından da desteklendi. Ancak bu ambargo, küresel enerji dengeleri nedeniyle tam olarak işlemedi. “Gölge filo” ve alternatif ticaret yolları devreye girdi, indirimli satış modeli oluşturuldu. Çin ve Hindistan gibi ülkeler, Rus petrolüne pazar bulmaya devam etti. Ancak bu süreçte Rusya’nın gelir kaybı yaşadığı da bir gerçek. Ta ki ABD ve İsrail’in İran’a savaş açmasına kadar.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, nisan ortasında Rus petrolünün satışına izin veren muafiyetlerin uzatılmayacağını duyurdu. Ancak sadece iki gün sonra, Hazine Bakanlığı sessizce 30 günlük bir erteleme kararı aldı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky, bu duruma tepki göstererek, “Rus petrolü için ödenen her dolar, savaş için ödenen paradır” dedi. Senato Demokratları ise bu ani dönüşü “utanç verici” bir karar olarak değerlendirdi.
Aslında ABD’nin muafiyeti uzatma kararının tek bir nedeni vardı: Petrol fiyatları. Hürmüz Boğazı’na yönelik her tehdit, petrol fiyatlarını yukarı çekiyor. Arz riski büyüdükçe fiyatlar artıyor.


