Güneydoğu Asya’nın merkezinde, Mekong, Tonle Sap ve Bassac nehirlerinin kesiştiği stratejik bir havzada yer alan Kamboçya’nın başkenti Phnom Penh, köklü geleneksel Khmer yaşamı ile hızla gelişen modern mimarisini bir arada sunuyor. Yaklaşık 2,3 milyon nüfuslu bu şehir, Kamboçya’nın siyasi, ekonomik ve kültürel merkezi konumunda bulunuyor. Günlük yaşam, nehir kenarındaki tarihi hareketlilik, sokakların dinamik temposu ve Budist gelenekleri ile şekilleniyor.
Phnom Penh sokaklarına adım atıldığında, ilk dikkat çeken unsur, kentin adeta kılcal damarlarına kadar yayılan yoğun araç trafiği oluyor. Kent içi ulaşımın büyük kısmını, her yaştan şehir sakininin tercih ettiği yüz binlerce motosiklet üstleniyor. Ailelerin günlük ulaşımında ve ticari taşımacılıkta yaygın olarak kullanılan motosikletler, “tuk-tuk” adı verilen üç tekerlekli geleneksel araçlarla birleşerek Phnom Penh’e özgün bir görünüm kazandırıyor.
Ulaşımın yanı sıra kentin sosyal yapısını sokak satıcıları tamamlıyor. Kaldırımlardan köşe başlarına kadar her noktada sıralanan seyyar tezgahlar; egzotik meyvelerden taze sıkılmış meyve sularına, erişte çorbalarından (Kuy Teav) ızgara atıştırmalıklara kadar zengin bir sokak mutfağı sunuyor. Sokakta yemek yemek ve sosyalleşmek, kent sakinlerinin günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası olarak öne çıkıyor.