Cezayir-BAE ilişkilerindeki bozulma, yalnızca Araplar arası diplomatik rekabetin bir başka tezahürü olarak değerlendirilmemelidir. Bu durum, Kuzey Afrika ve Afrika Sahel bölgesindeki daha geniş çaplı bir yeniden yapılanmanın bir parçasıdır.
Orta Doğu ve Afrika Stratejik Enstitüsü Kıdemli Danışmanı Abdennour Toumi, Cezayir’in Birleşik Arap Emirlikleri’yle diplomatik ilişkilerini sonlandırmasının arka planını ve bölgesel dinamikleri Anadolu Ajansı için kaleme aldı.
Cezayir ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki ilişkiler, 50 yıl boyunca temkinli diplomatik işbirliğinden kapsamlı ekonomik ortaklığa doğru evrilmiştir. Günümüzde ise bu ilişki, farklı bir evreye girmiştir. Cezayir-Abu Dabi ilişkilerinin bozulması, yalnızca ikili anlaşmazlığın sonucu değildir. Bu durum, Kuzey Afrika, Afrika’nın Sahel bölgesi ve daha geniş Orta Doğu coğrafyasındaki yeni bölgesel düzende rakip vizyonlar arasındaki daha geniş çaplı mücadeleyi yansıtmaktadır. Cezayir’in dış politika doktrini, egemenlik, iç işlerine karışmama, toprak bütünlüğü, kendi kaderini tayin hakkı ve devlet kurumlarının korunması ilkelerini benimsemektedir.
Cezayir-BAE ilişkisinin temelleri, 1971’de BAE’nin kuruluşuna dayanmaktadır. Cezayir, yeni federasyonu tanıyan ilk ülkeler arasında yer almıştır. 1970’ler ve 1980’ler boyunca siyasi ilişkiler, üst düzey temaslardan olumlu yönde etkilenmiştir. Bu karşılıklı temaslar, her iki ülkenin de Arap ve Afrika dünyasındaki konumlarını sağlamlaştırmaya çalıştığı dönemde siyasi diyaloğu artırmıştır.

