Yeni bir uluslararası araştırma, 55 yaş altındaki yetişkinlerde artan kanser riskinin, hücrelerin takvim yaşından çok daha önce yaşlanmasıyla bağlantılı olabileceğini gösterdi. 16 Eylül 2026 tarihinde ABD’de yapılan açıklamaya göre, Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmada, İngiltere ve ABD’den 160 bini aşkın kişinin genetik, biyolojik ve yaşam tarzı verileri incelendi. Analizler, son kuşakların vücutlarının, önceki nesillerin aynı takvim yaşındaki durumuna göre hücresel ve organ düzeyinde daha yaşlı bir biyolojik profil sergilediğini ortaya koydu. Biyolojik yaşı kronolojik yaşından daha hızlı ilerleyen bireylerde genç yaşta kanser riskinin yüzde 15’e kadar yükseldiği belirlendi.
Hızlanan biyolojik yaşlanmanın, özellikle akciğer, rahim ve mide-bağırsak sistemi kanserleriyle doğrudan ilişkili olduğu kaydedildi. Araştırmacılar, vücuttaki farklı sistemlerin yaşlanma hızının, farklı tümör türlerini tetiklediğine dikkat çekti. Bağışıklık sisteminin erken yaşlanmasının erken evre akciğer kanseri riskini artırdığı; yağ dokusunun hızla yaşlanmasının ise kalın bağırsak kanseri vakalarını tetiklediği gözlemlendi.
Araştırmayı yöneten Dr. Yin Cao, modern çevre koşulları ve yaşam tarzının vücutta bıraktığı hücresel izlerin kanser yatkınlığını artırdığını ifade etti. Yin, biyolojik yaş ölçümlerinin gelecekte yüksek risk altındaki genç bireylerin henüz erken yaşta tespit edilmesine yardımcı olabileceğini belirtti.