UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin 48’inci Oturumu, Güney Kore’nin Busan kentinde sona erdi. Bu yıl dünyanın dört bir yanından yeni kültürel ve doğal miras alanları Dünya Miras Listesi’ne kabul edilirken, Türkiye’den yeni bir eser yer almadı.
Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, oturumla ilgili değerlendirmesinde, geçen yıl Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri’nin listeye kabul edilmesinin önemli bir başarı olduğunu belirtti. Yavuz, “Bu sevinçle sanal medya profil resmimde antik kentin fotoğrafını kullandım. Bu sene yenisi ile değiştiririm diye düşünmüştüm. Ancak bu yıl beklenen haber gelmedi. İlk bakışta bu yalnızca bir istatistik gibi görünebilir. Bana göre ise çok daha önemli bir mesaj içeriyor. Çünkü mesele yalnızca bu yıl listeye yeni bir eser sokamamış olmamız değil. Asıl soru şudur; Anadolu gibi dünyanın en büyük kültür hazinelerinden birine sahip bir ülke, neden bu zenginliği UNESCO Dünya Miras Listesi’ne aynı ölçüde yansıtamıyor” dedi.
Yavuz, Hititler, Frigler, Urartular, Likyalılar, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok medeniyetin izlerini taşıyan Anadolu’nun, adeta yaşayan bir açık hava müzesi olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin adaylık sürecinden bu yana önemli ölçüde değerini listeye dahil etmeyi başardığını ifade eden Yavuz, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden 22 önemli değerin bu gururu taşıdığını söyledi. Yavuz, “İlk dünya mirasımız 1985 yılında gelmişti. Geçen 40 yıl içinde 22 değerimiz UNESCO Dünya Mirası oldu, aday şehirlerimiz ise 80 civarında. Bu tablo önemli bir gerçeği ortaya koyuyor. Türkiye’nin sorunu aday eksikliği değil. Tam tersine, dünyanın en zengin geçici listelerinde…” şeklinde konuştu.


