CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, sürdürülebilir bir tarım politikası için halktan, üretimden ve Türkiye’nin gerçeklerinden yana yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu ifade etti. 17 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, savaşlar ve küresel gelişmelerin tarım üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, beslenmenin temel bir insan hakkı olduğunu vurguladı.
Sarıbal, tarımın şirketlerin kar anlayışına ya da uluslararası yönlendirmelere teslim edilemeyeceğini belirtti. İthalat ve çiftçi borçlarıyla tüketicinin zamma mahkum edildiğini söyleyen Sarıbal, Türkiye’nin tarımda ekonomik yapısının ve tarım sektörünü yönetme modelinin ithalatı yapısal bir modele dönüştürdüğünü ifade etti. Çiftçiyi sürekli borçlandıran, desteklemeleri yetersiz hale getiren ve zammı halka reva gören bir temel sorunla karşı karşıya olunduğunu vurguladı. Bu sorunun adını “saray iktidarı” olarak tanımladı ve halkın gündemi ile sarayın gündeminin bambaşka olduğunu söyledi.
Sarıbal, tarımsal üretimde desteklerin yetersiz kaldığını belirterek, “Tarım stratejiktir, tarım milli güvenlik meselesidir” ifadesine atıfta bulundu. 2026 yılında faize 3 trilyona yakın para ödeneceğini, çiftçiye ise yalnızca 168 milyar lira destekleme verileceğini açıkladı. 2002 yılında Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı çiftçilerin bankalara olan tarımsal kredi borcunun 2,4 milyar lira olduğunu, bugün ise bu rakamın 1 trilyon 390 milyar liraya çıktığını belirtti. Desteklemelerin 70 kat artarken, çiftçinin borcunun 579 kat arttığını vurguladı.