Milli İstihbarat Akademisi (MİA), ‘Ankara Zirvesi, NATO 3.0 Tartışmaları ve Türkiye’ başlıklı bir rapor yayımladı. 3 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da yapılan açıklamaya göre, raporda uluslararası güvenlik ortamındaki dönüşüm çerçevesinde NATO’nun karşılaştığı yeni sınamalar ve Ankara Zirvesi’nin ittifakın geleceği açısından taşıdığı stratejik önem ele alındı. NATO’nun yeni güvenlik paradigmasına nasıl uyum sağlayacağı, NATO 3.0 tartışmalarının hangi başlıklar etrafında şekillendiği ve Türkiye’nin bu süreçte üstlenebileceği rol kapsamlı biçimde değerlendirildi.
MİA Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, raporun ön sözünde uluslararası güvenlik ortamının giderek öngörülebilirlikten uzaklaştığını belirtti. Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD/İsrail-İran Savaşı’nın güvenliğin yalnızca askeri kapasiteyle üretilemeyeceğini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. NATO’nun da bu dönüşümün merkezinde yer aldığını vurgulayan Köse, Ankara Zirvesi’nin NATO’nun yeni güvenlik çağında nasıl bir ittifak olmak istediğini gösterecek stratejik bir platform niteliği taşıdığını belirtti. Ayrıca, NATO 3.0’ın başarısının, stratejik özerklik arayışlarının kolektif caydırıcılığı ve dayanıklılığı güçlendiren bir unsur olarak yönetilebilmesine bağlı olduğunu ifade etti.
Raporda, uluslararası güvenlik paradigmasının Soğuk Savaş sonrasının görece öngörülebilir yapısından uzaklaşarak çok eksenli, hibrit ve yüksek belirsizlik içeren yeni bir rekabet ortamına evrildiği belirtildi. Büyük güç rekabetinin sertleşmesi, Çin’in teknolojik ve ekonomik yükselişi ile Rusya-Ukrayna ve ABD/İsrail-İran Savaşı’nın ortaya çıkardığı askeri ve jeopolitik krizler, bu dönüşümün önemli unsurları arasında yer alıyor.


