Ekonomik, siyasi ve askeri gücün merkezlerinin yavaş yavaş Asya-Pasifik’e kayması, uluslararası sistemde köklü bir değişimin habercisi olarak görülmelidir. Tarihsel deneyimler, bu üç güç unsurunun birlikte hareket ettiğini göstermektedir. | Anadolu Ajansı
Türkiye, İstanbul’daki Mardin Artuklu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Necmettin Acar, ekonomik, siyasi ve askeri gücün Asya-Pasifik’e kaymasıyla yaşanan üçlü küresel güç dönüşümünü AA Analiz için kaleme aldı.
2008 küresel ekonomik krizi, yalnızca küresel piyasaları sarsmakla kalmamış, Batılı ekonomilerin zayıflıklarını da gün yüzüne çıkarmıştır. Bu durum, küresel iktisadın ağırlık merkezinin Asya-Pasifik’e doğru geri dönüşsüz bir şekilde kaymasına yol açmıştır. Bu değişimin arkasındaki itici güç, Batı ekonomileri durgunluk yaşarken bile iki haneli büyüme hızını sürdürebilen Çin olmuştur. Günümüzde küresel hasılanın satın alma gücü bazında en büyük payı Asya-Pasifik bölgesine aittir ve bu eğilimin tersine çevrilmesi için somut bir gerekçe bulunmamaktadır.
7 Ekim sonrası gelişmeler, siyasi gücün de Asya-Pasifik’e doğru kaydığını açıkça göstermektedir. Washington’un bu dönemde izlediği tutarsız politikalar, siyasi belirleyicilik gücünü ciddi biçimde zayıflatmıştır. Ortaya çıkan bu boşluğu ise Çin, pragmatik ama tutarlı yaklaşımıyla hızla doldurmaktadır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) dört daimi üyesi liderinin peş peşe Pekin’i ziyaret etmesi, bu kaymanın hem somut hem de sembolik bir tezahürü olarak değerlendirilmelidir.
Ancak dönüşümün belki de en kritik boyutu, askeri gücün de …


