Avrupa Birliği, Afgan göçmenlerin geri gönderilmesini artırmak amacıyla Taliban heyetiyle görüşmeye hazırlanıyor. Bu durum, Avrupa’da yeni bir tartışma başlattı.
AB’nin göçmenleri sınır dışı etme konusundaki yeni adımları, birliğin içindeki politikacılar ve insan hakları aktivistleri tarafından eleştiriliyor. Avrupa Komisyonu’nun, ciddi insan hakları ihlalleriyle suçlanan Taliban yönetimiyle görüşmeye hazırlanması, Avrupa’nın çıkarlarıyla örtüşen konularda otoriter rejimleri aklama tartışmalarını gündeme getirdi.
Analistler, Avrupa Birliği’nin sınır dışı işlemlerini genişletme kararlılığının, giderek daha “kuralsız” bir yaklaşım benimsediğini ifade ediyor. Avrupa’nın sınırlarını sıkılaştırmak ve gelen göçmen sayısını azaltmak amacıyla daha önce otoriter geçmişe sahip Tunus ve Mısır ile yapılan anlaşmalara ek olarak, şimdi de tartışmalı bir hamle yapılıyor. AB Komisyonu, Afganistan’da özellikle kadınlara ve kız çocuklarına yönelik ağır insan hakları ihlalleriyle suçlanan Taliban rejimi ile temas kanalları kuruyor.
Avrupa Komisyonu’nun, sınır dışı işlemlerinin nasıl artırılacağı konusunda Taliban heyetini davet etmesi, göç politikasının sınırları ve Avrupa’nın çıkarlarıyla örtüştüğünde otoriter rejimlerin aklanması gibi konulardaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. İnsan hakları örgütleri ve sol siyasi gruplar, bu girişimin Taliban rejiminin fiilen meşrulaştırılması anlamına gelebileceği konusunda uyarıyor.
AB’nin bu adımının arka planında ise endişe verici yaklaşımlar bulunuyor: Her geçen gün katılaşan sığınma koşulları ve AB dışında geri gönderme merkezleri kurmaya doğru ilerleyen bir Avrupa.


